Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

11 Ocak 2011 Salı

SEO yarışması(MISYON5ICE)

Değerli arkadaşlar;
Misyon5ice ile oluşturulan yarışmanın yarına ertelenmase 
iyi bir fırsat olmakla beraber hala kaydolmayanlar var.
Bu yüzden aksam kesinlikle hocanın sitesinden girip yarışmanın 
şartlarını yerine getirmeleri rica olunur . Saygılarla...

"Uzayda sürpriz keşif "

Yakın ve genç bir galakside süper kara delik bulundu

11 Ocak 2011 Salı, 11:57:08
Amerikalı astronomlar, çok yakın genç bir galakside Güneş'in bir milyon katı büyüklüğünde bir kara delik keşfettiler.

Evren'in oluşumunun aydınlatılmasında yeni bir ışık olarak değerlendirilen keşfi yapan astronomlar, bir cüce galakside bu büyüklükte bir kara delik bulmanın sıradışı olduğunu belirterek, keşfin kendilerine kara deliklerin galaksiden önce oluştuğunu düşündürdüğüne işaret ettiler.

Çalışmanın eş başkanı Virginia Üniversitesi Astrofizik bölümünden Amy Reines, "Keşif, kara deliklerin gelişiminin galaksinin çekirdeğinin oluşumundan önce meydana geldiği yönündeki teoriyi desteklemekte" dedi.

İngiliz bilim dergisi Nature'un internet sitesinde de yayımlanan araştırmada, keşfedilen ve "Henize 2-10" adı verilen genç galaksinin, Dünya'dan 30 milyon ışık yılı (bir ışık yılı 9,46 trilyon kilometre) uzakta bulunuyor.

Güneş'in yüz milyonlarca katı büyüklüğünde kara delikler, Samanyolu gibi birçok büyük galaksinin merkezinde yer alıyor.

Yaşı 13,7 milyar olarak hesaplanan bugünkü evrende, galaksinin kütlesi ile ortasında bulunan kara deliğin kütlesi arasında sabit bir oran bulunuyor.

Bu tip galaksilerin kütlesi, merkezlerindeki kara deliklerin kütlesinin bin katı civarında oluyor. Bu bağlantı, astronomları kara delikler ve galaksilerin karşılıklı gelişiminin birbirlerine sıkı sıkıya bağlı olduğunu düşündürüyor.

Uluslararası bir astronom ekibi, iki yıl önce bu oranı uygulayarak, genç galaksilerdeki kara deliklerin, evrenin oluşumunun başında daha büyük kütleleri bulunduğunu keşfetmişlerdi.

Amy Reines, bunun kara deliklerin kendilerini çevreleyen galaksilerden önce oluştuklarını gösterdiğini belirterek, bu durumun Henize 2-10'un keşfiyle de teyit edilmiş gibi göründüğünü kaydetti.

Araştırmanın diğer eş başkanı Virginia Üniversitesi Astronomi Profesörü Kelsey Johnson, "Bu galaksi muhtemelen evrenin başlangıcındaki galaksilere benziyor. Bu aşamada galaksiler tam oluşmaya başlıyor ve sıklıkla birbirleriyle çarpışıyorlardı" dedi.

***SEO Ödevi teslimi yarına kadar tekrar açıldı***



Picture of Gültekin Çetiner
SEO Ödevi teslimi yarına kadar tekrar açıldı-Tuesday, 11 January 2011, 06:14

"SEO Yarışması
Ödevi" başlığında girmeniz gereken ödev
yarına kadar tekrar açıldı. Yarışmacı veritabanına kayıt zorunluluğu kaldırıldı demek ödevi teslim etmeyeceksiniz anlamına gelmiyor. Bunu sınıfta birkaç kez söylediğimi hatırlıyorum. Bundan sonra hiçbir şekilde mazeret kabul edilmeyecektir.

"Misyon5ice"

Değerli, arkadaşlar;
Misyon5ice anahtar isimli SEO yarışması 
bazı teknik hatalar sebebi ile uzatılmıştır.
Yarışmacıların hocanın sitesinde kayıtlı olmadığı 
anlaşılmış ve Prof, Dr Gültekin Cetiner Yarışmanın 
tarihi hakkında bazı oynamalar yapmıştır.
Bunlarla ilgili bilgiler msn adrelerinize gelmiştir
Selametle :D

9 Ocak 2011 Pazar

Misyon5ice ta püf noktalar!!!

Merhaba arkadaşlar;
Misyon5ice için son anlarda öne heçmek hiç de zor değil
sadece önemli bir siteye vermeniz gerekn kendi sitenizin 
linki sadece ve sadece o kadar  ve çok kişi ve ayrı kşiler 
tarafından siteniz ziyaret edilmelidir...sağlıcakla...

İran'da uçak düştü!

95 yolcu taşıyordu

09 Ocak 2011 Pazar, 19:34:39
İran'da uçak düştü!
İran'ın kuzeybatısında düşen İranAir Havayolları'na ait yolcu uçağından 50 kişinin hafif yaralarla kurtulduğu bildirildi. Yetkililer uçakta 95 yolcu ve mürettebat bulunduğunu belirtti.
İran devlet televizyonu, İranAir Havayolları'na ait bir yolcu uçağını düştüğünü aktardı. İran Sivil Havacılık Kurumu sözcüsü Abbas Mosayebi Boeing-727 tipli yolcu uçağının inişe çok kısa bir süre kala Urumiye şehri yakınlarında düştüğünü ifade etti. Kaza sonrası henüz can kaybı ile ilgili bir bilgi gelmedi.
Fars haber ajansı ise İran Devlet Olağanüstü Durum Merkezi Başkanı Reza Masoumi'ye kaynak göstererek verdiği haberinde, düşen uçaktan 50 kişinin kurtulduğunu duyurdu.
Uçağın düştüğü bölgede elverişsiz hava koşulları ile yoğun sisin etkili olduğu ifade edildi.
Yetkililer uçakta 95 yolcu ve mürettebat bulunduğunu belirtti. Fars haber ajansı daha önce verdiği haberinde uçakta 105 kişinin olduğunu aktarırken, İran devlet televizyonu ise uçakta 156 kişi bulunduğunu duyurmuştu.

"misyon5ice" , misyon5ice ."misyon5ice"

Sevgili arkadaşlar;
Gültekin hocanın vermiş olduğu 2.html  kodu
sınav için önem arzetmektedir. bu yüzden e learning
hocanın sitesinde bu kodu görebilirsiniz...
artık son anları yaşıyor diyebiliriz gibi sağlıcakla kalın...
<!-- This is verification code for Misyon5ice showing that the site belongs to me>

Misyon5ice Chemistry

Chemistry kelimesinin telafuzunu bile yapamamaktayım. Misyon5ice gel gör ki hiç sevmediğim, ilgi alanıma girmeyen kimya dersini ingilizce yapmışlar adına da chemistry koymuşlar. Bununlada yetinmeyip, bilgisayar
Buda yetmezmiş gibi, hocanın derse ettiği lafları dinlicem. Sesimi çıkarmadan oturcam , oturcam ve oturcam. Misyon5ice Chemistry dersi gereksiz bir derstir. Saolsun hocamız bize bunu daha da inandırmaktadır. Dünkü dersinde geçme notunun 37 olduğunu, bunu yarım puan altında kalanları bile bırakacağını açıklamış. Saolsun. Geçme notunun bu kadar düşük olması, ortalamadan kaynaklanan bir olay.
GÜZEL SÖZLER: 
***ADEMİYYET DA'Dİ HAKTIR HERKESE NASİP OLMAZ 
YÜZBİN KERE DAHİ TERBİYE ETSEN Bİ EDEP EDİP OLMAZ***

***EDEP BİR TAÇ İMİŞ NURU HÜDADAN
GİY OL TACI EMİN OL HER TÜRLÜ BELADAN***

Seo (MISYON5ICE)!!!

Değerli arkadaşlar ,
Seo yarışmasında düzenlenen son bilgilerle ilgili nilgiler Prof.dr Gültekin Çetiner in sitesinde bulunmaktadır. dikkatle takip ediniz ki sonra pişman olmayınız.Misyon5ice ın son saatlerini ii değerlendirmek ümüdi ile esenlikle kalın...

Yoldaş :D

http://misyon5ice20.blogspot.com/

Yarışma Bitiş Saati



Değerli arkadaşlar,
Saat 23:59Misyon5ice yarışmasının daha önce 9 Ocak 2010 Pazar günü saat 21:00′de sona ereceği haber verilmişti. Yarışma günü yapılacak uzun süreli akademik etkinlik nedeniyle Yarışma bitim saatinde erteleme yapılmıştır. Yarışma, 9 Ocak 2010 Pazar günü saat 23:59‘da sona erecektir.
İlgililere duyurulur Tabi bu site saati normal olarak pazartesi 12.00 de bitecektir duyurulur...

"MISYON5ICE"

Misyon5ice HTML Kodu
Sevgili arkdaşlar,
Misyon5ice tarafından düzenlenen Google Arama motorunu kavramaya yönelik yarışma yarın sona erecektir. Yarışmacının Misyon5ice yarışmasına katıldığı sitenin kendisine ait olup olmadığını anlamak için aşağıdaki html kodunu sitesindeki tüm sayfalarda görülecek şekilde yerleştirmiş olmalıdır.  Kodun tüm sayfalarda görülebilmesi için sitenizin şablonlar (template) kısmına gidip orada tek yerden değiştirebilirsiniz. WordPress kullanıyorsanız Görünüm (themes) altında alt kısım (genellikle footer.php dosyası) kısmında eklediğinizde her yerde gözükür.BU koda sahip olamayan ların notları eksilebileceğe veya kale alınamayacağı gibi rivayetler var o yüzden dikkatli olunmalıdır. son saatler oynanıyor artık:D

İşte Dünya'nın en ülkesi

Afrika’nın en büyük ülkesi Sudan’ın güneyi bağımsızlık için sandık başına gidiyor.

Dünyanın en yeni ülkesi için ilk adım bugün atılıyor. Sudan’ın güneyinde 4 milyon kişi bağımsızlık referandumunda oy kullanacak. Arap müslümanların çoğunlukta olduğu kuzeyin aksine Afrikalı hıristiyanların ve yerel halkın çoğunlukta olduğu güney bölgesinde bugüne kadar yapılan anketler bağımsızlığa onay çıkmasının kesin olduğunu gösteriyor. Ancak 1956 yılında İngiltere’den bağımsızlığını ilan ettiğinden beri 40 yılı iç savaşla geçiren ülkenin ayrılık sürecinde tekrar çatışmalara kurban gitmesinden korkuluyor.

2 MİLYON KİŞİ ÖLMÜŞTÜ

Sudan’da kuzey ve güney arasındaki son iç savaş 22 yıl sürdü. Toplam 2 milyon kişinin öldüğü savaş, 2005 yılında imzalanan barış anlaşmasıyla sonlandı. Referandum güneyin yarı özerk bir statüye kavuştuğu ve kuzeydeki şeriat düzeninden muaf tutulduğu bu anlaşma kapsamında düzenleniyor. Referandumda yüzde 85’i okuma yazma bilmeyen Güney Sudanlılar bağımsızlığı simgeleyen yumruk resmiyle, birliği simgeleyen iki el resmi arasında tercih yapacak. İç savaş sırasında G. Sudan’dan ayrılmak zorunda kalan kişiler ve çocuk askerler de sandık başına gidebilecek.

İngiltere referandum sürecinde etnik çatışma çıkması korkusuyla 55 milyon Sterlin’lik özel bir fon ayırdı. Sürecin sorunlu geçebileceğinin ilk işareti dün geldi. Güney Sudan ordusuna ateş açan militanlar 6 askeri öldürdü. Bunun yanında sivillerin de öldüğü ancak sayılarının henüz belirlenemediği bildirildi.

Afrika’nın en büyük beşinci petrol üreticisi olan ülkede rezervlerin çoğu güneyde bulunuyor. 2005 anlaşmasına göre iki taraf bu rezervlerin gelirini paylaşmak için yeni bir anlaşma yapacak, ayrıca en zengin rezervlerin bulunduğu Abyei bölgesinin hangi tarafa dahil edileceği
ikinci bir oylamayla belli olacak.

4 SORUDA REFERANDUM

1- Güney neden ayrı bir devlet istiyor? Sudan’ın sınırları kültürel gerçekler göz ardı edilerek koloniyal güçler tarafından çizildi. Kuzeylilerin çoğunluğunu Arapça konuşan Müslümanlar oluşturuyor. Güneyde ise farklı dini inançlara sahip etnik azınlıklar var. Güneydekiler kendilerine ayrımcılık uygulandığını iddia ediyor.
2- Kim oy kullanacak? Sadece Güneyliler sandığa gidecek. Referandumun geçerli olabilmesi için, kayıtlı seçmenlerin en az yüzde 60’ının oy kullanması gerekiyor.
3- Güney Sudan bağımsızlığa hazır mı? Kuzeydeki hükümet tarafından yıllarca göz ardı edildiği için,bölgenin neredeyse hiç yolu, yeteri kadar okulu ve sağlık servisi yok. Güney’i 2005’ten bu yana yöneten Sudan Halk Kurtuluş Partisi, petrol yataklarından edinilen kazancı yalnızca orduya harcadığı için suçlanıyor.

4- Bölünmeden sonra ne olacak? Oylama sonrasında, mahkeme ayrılığı onaylarsa Afrika’nın yeni ülkesi, 9 Temmuz 2011’de kurulacak. Ülkenin en önemli petrol yatağı Abyei bölgesinin paylaşımının çatışmalara neden olmasından korkuluyor. İSudanlılar istedikleri ülkenin kimliğini seçebilecek.

PETROL GELİRİ ORDUYA GİDİYOR

8.5 milyon kişinin yaşadığı 640 bin kilometrekarelik Güney?Sudan bugüne kadar petrolden kazandığı 10 milyar doların büyük bölümünü tank, füze, silah almaya ve 125 bin kişilik bir orduya ayırdı. Güney Sudan’da halkın yüzde 90’ı günde 1 dolardan daha az parayla geçiniyor.

GEORGE CLOONEY, GOOGLE HARVARD VE BM İZLİYOR

Amerikalı sinema oyuncusu George Clooney, Birleşmiş Milletler, Harvard Üniversitesi ve Google’la birlikte ülkedeki muhtemel insan hakları ihlallerini uydular aracılığıyla gözetlemeyi sağlayacak bir projeyi hayata geçirdi. “Uydu Gözlem Projesi” sayesinde, yakılan köyler ya da kitle halinde kaçan insanlar gibi her türlü şiddet işareti anında gözlemlenecek. Veriler BM ve Harvard Üniversitesi tarafından toplanacak ve analiz edilecek. Google ise bu bilgileri kamuoyuna duyurmak için bir site kuracak. George Clooney projeyi “Soykırıma karşı paparazzilik yapacağız” diye tanımlıyor.

Herkes kızdı, Kanuni konuştu

“Muhteşem Yüzyıl”ın başrol oyuncusu Halit Ergenç diziye tepkilere cevap verdi.

Şu sıralar tarihçiler, köşe yazarları hatta bakanlar Show TV’de yayımlanmaya başlayan “Muhteşem Yüzyıl” dizisini tartışıyor. Halit Ergenç’in Kanuni Sultan Süleyman’ı canlandırdığı dizi tarihi çarpıtmakla, padişahı kadınlara ve alkole düşkün biri gibi göstermekle suçlanıyor.
“Muhteşem Yüzyıl”ı eleştirenlerin arasında Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf da var. Kavaf dizide harem hayatına fazla vurgu yapılmasından ötürü şikayetçi, Arınç’a göreyse Muhteşem Süleyman diye bilinen büyük bir lider kadınlara ve içkiye düşkün biri gibi gösterilerek yıpratılıyor.

Ergenç Kanuni rolü için uzun bir süre hazırlanmış. Lisede tarihten hoşlanmazken Kanuni hakkında kitaplar okuya okuya tarihe meraklı biri olduğunu anlamış. “Herkes tarih okumalı, insanın ufkunu açıyor” diyor. Bıraksanız saatlerce Osmanlı İmparatorluğu hakkında konuşabilir. Neredeyse tüm padişahların yaşam hikayelerini biliyor, sarayda dönen entrikaların başrol oyuncularını ezbere sayıyor. Aynı zamanda “İleride Kanuni oğlu Mustafa’yı öldürtecek ve bu imparatorluğun kaderini değiştirecek. Bu işte de Hürrem’in parmağı var deniyor ama sanmam. Hürrem Kanuni’nin ufkunu açan, akıllı bir kadındı. Osmanlı’da kadınların iktidar üzerinde söz sahibi olmalarını sağladı” da diyor.
Şu sıralar ismi gazete manşetlerinden inmeyen ‘yeni Kanuni’ ile biraz tarihten biraz da şimdiki zamandan konuşuyoruz. “Muhteşem Yüzyıl” projesini çok önemsiyor, bu Türkiye için bir ilk. insanların akıllarındaki tabuları yıkıyoruz” diyor. Eleştiriler konusunda ise şaşkın: “Ses getiren bir iş yapmak istedik. Eleştirileceğimizi biliyorduk ama resmen bombardımana tutulduk.“

“Muhteşem Yüzyıl”ın tanıtımlarının gösterilmesiyle birlikte dizi eleştirilere maruz kaldı. Eleştiriler ilk bölümden sonra da devam ediyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
“Muhteşem Yüzyıl” kurgu bir televizyon dizisi, bir belgesel değil. Bu çok önemli bir nokta. Zaten dizinin girişinde de bitişinde de bu ibareyi koymamızın nedeni bu. Atmosferin kurulumunda kurgusal detaylara yer veriyoruz ancak tarihsel olaylarda tamamen belgelerle çalışıyoruz. Tüm olaylar kronolojik şekilde yer alıyor. Deniz Esemenli ve Erhan Afyoncu da senaryo ekibimize tarihi konularda destek veriyorlar.
Bugüne kadar bu ülkede “Muhteşem Yüzyıl” benzeri bir proje yapılmadı. Bu yüzden de eleştirilmesi çok normal. Hayat da böyle değil midir zaten? Yeni bir şey yaparsınız, insanlar şaşırır ve yadırgarlar. Ardından bir benzeri gelir, sizin eksiklerinize, eleştirildiğiniz noktalara dikkat ederek işi bir adım ileriye götürür. “Muhteşem Yüzyıl” tabii ki eleştirilecek ki ondan daha iyi olma iddiasında benzer işlerin ortaya çıkmasına önayak olacak.

Tarihi bir karakteri canlandırmanın zorlukları neler? Aktör olarak Kanuni olmanın en çok nesi sizi zorladı?
Tarihi karakterleri canlandırmanın en büyük zorluğu insanların kafasında onlar hakkında kesin kalıpların bulunması. Kanuni tarih kitaplarında gördüğümüz çizimlerden, gravürlerden ibaret bizim için. Bu adam nasıl kalkar, nasıl oturur, nasıl konuşur, nasıl sinirlenir bilmiyoruz. O bir büst gibi, başarılarına dair muhteşem hikayelerle birlikte duruyor aklımızın bir köşesinde. Hal böyle olunca da bir aktör olarak onu ete kemiğe büründürmek, normal bir insan gibi canlandırmak çok zor. Hem insanların kafasındaki bu kalıpları kırabilmeniz lazım hem de yararlanacağınız kaynak çok az. Bu yüzden ben elimden geldiğince çok kitap okudum. Kanuni’nin dönemini ve Osmanlı tarihini anlatan kitaplardan faydalandım.

KANUNİ’Yİ CANLANDIRMAK ATATÜRK’TEN DAHA ZOR

Atatürk’ü de canlandırmıştınız. İki rolü kıyaslar mısınız? Hangisi daha zor?

Kesinlikle Kanuni daha zor. Dediğim gibi referans kaynağınız çok az. Atatürk’e hazırlanırken belki Türkiye’de kimsenin görmediği videoları izleme şansını elde ettim. Atatürk nasıl konuşur, nasıl su içer, nasıl yürür, sofrada nasıl oturur gibi detayları birebir görme şansım oldu. Oysa Kanuni bir resimden ibaret. Bir de “DersimizAtatürk” daha çok görselliğe dayalı bir işti. Orada yüzüme her gün dört saat süren ağır bir makyaj yapılıyordu. Burada ise makyaj yok. Gravürlerin bazılarında Kanuni’nin gözleri kahverengi, bazılarında yeşildir mesela. Ama ben lens takmıyorum ya da yüzümü onunkine benzetecek özel bir makyaj uygulatmıyorum. Çünkü Kanuni yaşayan, canlı bir karakter gibi algılanmalıydı. Makyajla yaratılmış plastik bir figür gibi değil.

Dizinin Osmanlı’daki harem hayatını abartılı gösterdiği söyleniyor. “Kanuni kadın düşkünü gibi gösteriliyor” deniyor.
Dizide gördüklerimiz o dönem için normal olan şeyler. Ayrıca Kanuni bugün bize anormal gelecek birçok şeye imza atmış bir padişah. Kendi oğlunu öldürtmüş ve öldürülürken de seyretmiş. Şimdi bu normal mi? Hayır ama demek ki o dönem böyle olaylar yaşanıyormuş. Sonra tarihi kaynaklarını incelediğiniz zaman padişahların haremleri olduğunu görüyoruz. Sonra padişahların oldukça fazla sayıda kadından çocuk sahibi oldukları da bilinen bir gerçek. Bu da günümüz için anormal değil mi? Ayrıca Kanuni için kadın düşkünü gibi gösteriliyor denmesi saçma çünkü siz de izleyeceksiniz ki bir noktadan sonra gözü Hürrem’den başkasını göremeyecek. Yaşadıkları aşk öyle büyük ki... Kanuni Hürrem ölünce altın, gümüş tabaklar yerine porselen tabaklarla yemek yemeye başlamış, sarayda müziği yasaklamış ve kendini tamamen dine vermiş. Kısacası bu eleştiriler için çok erken olduğunu düşünüyorum ve yine zamana bırakalım diyorum. İnsanlar zamanla bizim anlatmak istediğimiz hikayeyi benimseyecekler. Daha ilk bölüm yayımlandı, 46 yıl hükümdarlık yapmış bir liderden bahsediyoruz.

Bu eleştiriler projenin gidişatını etkileyecek mi? Mesela bir sonraki bölümde haremi daha az mı göreceğiz?
Hayır. Eleştirilerin yaptığımız işi etkilemesine izin vermeyeceğiz. Şu an üçüncü ve dördüncü bölüm çekilmiş durumda. Ekip olarak yaptığımız işin doğru olduğunu ve insanların bunu anlayacaklarını biliyoruz. Ben de bir aktör olarak “Muhteşem Yüzyıl”ın ve canlandırdığım Kanuni’nin arkasındayım.

İNSANLAR TARİH KİTABI OKUMAYA BAŞLAYACAK

Dizi daha çok yeni ama sokakta insanlar tepki vermeye başladılar mı?

Başladı başladı, yavaş yavaş “Aaa Onur” (Ergenç’in “Binbir Gece” dizisinde canlandırdığı karakter) yerine “Kanuni” diyorlar. Ben sokakta insanların verdikleri tepkileri çok önemserim. Bundan önceki işlerimde de böyleydi. Yolda iletilen eleştirileri de beğenileri de göz önüne alırım, merak ederim. “Muhteşem Yüzyıl” yeni olduğu için de karşılaştığım herkese “Nasıl buldunuz? Bu proje size ne hissettirdi?” diye soruyorum. Şimdilik kötü bir tepki gelmedi. İleride gelebilir tabii ki, onları da seve seve dinlemeye hazırım.

Son bir haftada bu konuyla ilgili birçok yazı yazıldı. Mesela Murat Bardakçı “Muhteşem Yüzyıl’ öğrencinin sevmediği derslerin başında gelen tarihin güler yüzlü ve sevimli bir hal almasını ve bu sayede ilgi odağı haline gelmesini sağladı” dedi...
Genç nesle tarihi sevdirmek gibi bir görevimiz olduğunu düşünmüyoruz. Ya da şöyle söyleyeyim: Yola böyle olacak diye çıkmadık. Ama benim de gözlemlediğim kadarıyla dizi yayımlandıktan sonra insanlarda tarihe karşı bir merak uyandı. Tanıtımlardan ve ilk bölümden sonra forumlarda okuduğum da gördüm ki internette Hürrem’i, İbrahim Paşa’yı ve Kanuni’yi araştırmaya başlamışlar. Bu yüzden diziyle birlikte insanların tarih kitaplarına yöneleceğini düşünüyorum. Bu da çok güzel bir şey. (Pelin Çini / Milliyet)

8 Ocak 2011 Cumartesi

"MISYON5ICE"SEO YARIŞMASINDA NELER OLACAK!!!

Bu ödev 30 puan değerindedir. Google'da Anahtar Kelime anahtar kelimesiyle arama yapıldığında site/sayfası ilk 3 sayfada gelirse 30 puan, sonraki sayfalarda gelirse 20 puan, arama motoruna hiç giremediğinizde ise sıfır puandır.


Aşağıda Google'da anahtar kelimeyle gelen sitenizi yazmanız yeterlidir.

Ödev Anahtar kelimeSEO yarışmasının bitiminden tam 1 gün sonra kapanacaktır.

Misyon5ice 'a veda zamanı yaklasıyor!!!

Yaklasık 1.5 ay önce baslamış olan misyon5ice son anlarını yasıyor. İstanbul Ticaret Üniversitesinde ki bu SEO yarışması nasıl sonuçlanacak acaba .Eminim herkes sabırsızlıkla bekliyor sonuçları :D. Yarışmacıların indexlediği sayfalarla da belli olduğu gibi herkes son hızla devam ediyor ...

Erzurum'un bu yıl ki kış olimpiyatlarının yeni simgesi 'çifte atlama kuleleri'



SERKAN AKCAN   -   09.01.2011
 

27 Ocak-6 Şubat tarihleri arasında Erzurum'da düzenlenecek Üniversitelerarası Kış Oyunları için geri sayım başladı. 11 ay gibi kısa sürede hazır hale getirilen tesislerin açılışı önceki gün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapıldı. Çifte atlama kuleleri, şehre ayrı bir hava getirdi.
Dadaşlar diyarı Erzurum, tarihinin en önemli organizasyonuna ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Üniversitelerarası Kış Oyunları (UNIVEDSIAD) 27 Ocak-6 Şubat tarihleri arasında Erzurum'da düzenlenecek.
Geçen yılın mart ayında, bazı meslektaşlarımızla hazırlıkları yerinde görmek için Erzurum'a gitmiştik. Organizasyonun başlamasına 11 ay gibi kısa bir süre vardı ve tamamlanmış tesis sayısı çok azdı. Şehir henüz Kış Olimpiyatları'nın havasına da girememişti. Üstelik halk bu dev organizasyonun farkında bile değildi. Cuma günü yine Erzurum'daydık. Başbakan Tayyip Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu ile hazır hale getirilen tesisleri açtı. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, 650 milyon lira harcayarak Cumhuriyet tarihinin en büyük spor yatırımını gerçekleştirmiş. Törenin yapıldığı Erzurum Stadı nefis bir hal almış. 22 milyon liraya mal olan stadın kapasitesi 20 bine çıkartılmış ve modernize edilmiş. Fakat Erzurumspor mali sıkıntılar sebebiyle amatör kümeye düştüğü için bu stat şimdilik heyecandan uzak kalacak.
Stattaki izlenimlerimizin ardından açılışı yapılan diğer tesisleri gezme fırsatı bulduk. Buz hokeyi salonu, curling salonu, buz pateni salonu derken nihayet atlama kulelerine sıra geldi. Geride kalan 11 ayda bu kadar tesis inşaatının bitirilmesi karşısında hayrete düşmemek elde değil. Çifte Minaresi'yle meşhur Erzurum için artık simge olacak yeni bir obje daha var: Çifte atlama kuleleri...
Bize gururla mihmandarlık eden Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yunus Akgül, Spor Toto Teşkilat Başkanı Bekir Yunus Uçar ve Erzurum İl Müdürü Fatih Çintımar, kısa sürede yapılanları bir bir anlattılar. 15 gündür Erzurum'da bulunan ve haftada sadece bir gün Ankara'ya gelerek makamına oturan GSG Müdürü Yunus Akgül, inşaat süresince her şeyle birebir ilgilendiğini söylüyor. Atlama kulelerinin Erzurum'un yeni simgesi haline geleceğini iddia eden Akgül, "Kuleler dünya standartlarında yapıldı. Uçakla gece alana inerken kilometrelerce uzaktan önce ışıklı kuleler görünüyor. Ben de talimat verdim ve son uçak inene kadar kulelelerin ışıklarını açık tutmalarını istedim. Yarın yabancı sporcu kafileleri gelirken tesisleri havadan görecekler. Şehrin tanıtımı için de iyi olacak." diyor.
Cumhuriyet tarihinin en büyük spor yatırımını tek kalemde alan Erzurum, oyunlar için süslenmeye de başlanmış. Yollar, kaldırımlar elden geçirilmiş, pejmürde yapılar restore edilmiş, binalara mantolamalar yapılmış, caddeler ışıklandırılmış, Taşhan'ın esnafı oltu taşlarını turistler için işlemiş...
Erzurum bu dev organizasyondan yüzünün akıyla çıkmak için gecesini gündüzüne katıyor. Fakat asıl mesele oyunlardan sonra bu tesislerden maksimum verimi almakta. Onun için de Erzurum halkının çocuklarını kış sporlarına kanalize etmeleri gerekiyor. Gelecekte neden bir Türk buz hokeyi takımı dünya şampiyonu olmasın ya da bir Türk genci kayakla atlamada dünyanın zirvesine çıkmasın ki?

Kronik sinüzit dünyaya son bakışlara neden olabilir!!!





 
Dikkat!!!
Genellikle soğuk havalarda grip ve soğuk algınlığını takiben görülen sinüzit, körlüğe yol açabiliyor. Gözlerin sinüslere yakınlığı nedeniyle körlüğe kadar ciddi rahatsızlıklara yol açabilen sinüzitin, menenjit veya beyin zarı altında iltihaplanmaya sebep olan sonuçları oluyor.
Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Kaygusuz, sinüzitin belirti ve bulgularının 12 hafta içinde tamamen iyileşmesi durumunda akut sinüzit, 12 haftadan daha fazla devam ediyorsa kronik sinüzit olarak tanımlandığını söylüyor. Prof. Dr. Kaygusuz, sinüzitin belirtilerini şöyle sıralıyor. "Akut sinüziti bulunan ergenlerde baş ağrısı, yüz ağrısı, geniz akıntısı ve ateş en sık karşılaşılan yakınmalardır. Ağrı, özellikle başın öne eğilmesi sırasında, kafada basınç hissiyle beraber ve zonklayıcı tarzda hissedilir. Kronik sinüzitte ise ağrı, başın tepesinde veya içinde, şakaklarda, enseye yakın baş bölgesinde, alında, yanak üzerinde veya göz çevresinde hissedilebilir.'' Sinüzitin çocuklarda genellikle bir üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben ortaya çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Kaygusuz, çocuk başını tutuyor, yanaklarını ovuyor ve saçını çekiyorsa sinüzit olabileceğini dile getiriyor. Kaygusuz, sinüzitten korunmak için soğuk havalarda başa bere takılması, ıslak saçla dışarı çıkılmaması, kış aylarında vitamin yönünden zengin besinler tüketilmesi gerektiğini belirtiyor.''

MİSYON5ICE ile SEO yarışmasında artık son günler


İstanbul Ticaret Üniversitesi   ile  Yalova Üniversitesi'nde eğitim ve öğretim görmekte olan bazı  öğrencilerin katıldığı,  PROF.DR.GÜLTEKİN ÇETİNER hocanın organize etmiş olduğu olduğu SEO yarışmasında artık son gün, son saatler artık gerisayımlar basladı...  Şuan   itibarı ile tam 18 saat sonra yarışma sonlanacaktır.  "MİSYON5ICE"  kelimesi son günlerde google de baya bi indexlendi hala indexlenmeye devam  ediyor.. yarışmaya katılan  arkadaşlara  başarılar diliyorum.Herşey gönlünüzce olsun:D

Zeytinyağını üretiyoruz ama yemeyi bilmiyoruz!!!


  Mutfaklarımızın vazgeçilmezi olan zeytinyağını bilinçli tüketmiyoruz. Ege Üniversitesi Farmasötik Botanik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ulvi Zeybek, Türkiye'de son yıllarda üretimine paralel olarak tüketimi de hızla artan zeytinyağını, toplumun sağlıklı şekilde yemediğini söylüyor.
Zeybek, sağlıklı yaşam için rafine üretim yerine sızma zeytinyağını tavsiye ediyor. Prof. Dr. Zeybek'in verdiği bilgiye göre bir insanın sağlıklı olarak tanımlanması, vücudunun fizyolojik etkinliklerini sürdürebilmesi için gerek duyduğu doğal maddelerin dengeli olarak bulunmasına bağlı. Vücudun üretemediği, beslenme yoluyla temin edilebilen madde grupları 'elzem maddeler' olarak isimlendiriliyor. Yağların yapısında, elzem yağ asitlerinden omega3 ve omega6, ayrıca omega9 bulunuyor. Vücut tarafından üretilebilmekle beraber omega9'un en önemli kaynaklarının başında zeytinyağı geliyor.
Zeytinin soğuk pres tekniğiyle sıkılmasıyla elde edilen yağın 'sızma' olarak bilindiğini belirten Zeybek, bu yöntemle çok az yağ çıktığını fakat kalitesinin yüksek olduğunu ifade ediyor. Sızma zeytinyağının, elzem yağ asitlerinin yanında E vitamini bakımından da zengin olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Zeybek, şunları söylüyor: "Yapısında bulunan ve yağın büyük bölümünü oluşturan mono doymamış yağ asitlerinin, sindirim kanalında kalın bağırsak kanseri oluşumunda rol oynadığı var sayılan safra asitlerinin üretimini azalttığı da bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. Sızma yağları, yemeğin pişmesi sırasında değil, ocağın altı kapatıldıktan sonra ilave etmek ya da salatalarda, kahvaltıda kullanmak daha akılcı olur." Zeytinyağı'nın kızartma yağı olmadığını hatırlatan Zeybek, Aynı yağı süzüp birkaç defa kullanmak ise sağlık açısından oldukça mahzurludur. Yanan yağda, yapı bozunmasına bağlı kanserojen maddelerin oluşma ihtimali yüksektir." diyor.

Barınakta Vahşet!!!

Çerkezköy Barınağı'nda kan donduran gerçek!

Kısırlaştırma ameliyatına giren köpekler bir bir ölüyor!

07 Ocak 2011 Cuma, 17:14:20
Çerkezköy Barınağı'nda kan donduran gerçek!
HABERTURK.COM / ÖZEL HABER
Daha önce de kötü koşullarıyla gündeme gelen Çerkezköy barınağından bu kez farklı bir gerçek ortaya çıktı. Kısırlaştırma işlemi için gelen veterinerlerin bir gün içinde çok sayıda köpeği ameliyat ettikleri, bu sebeple özensiz ve hızlı davranarak köpeklerin ölümlerine sebep oldukları iddia edildi.

Barınağa giden hayvanseverler, ameliyatlardan önce sağlıklı olarak gördükleri köpeklerin, ameliyatlardan sonra ya sağlıksız ya da ölmüş olduklarını gördüklerini söylediler. Üstelik ölmüş olan köpeklerin günlerce orada kaldığını ve barınakta hastalık yaydığını da belirttiler. Bunun üzerine harekete geçen gönüllüler, hasta köpekleri başka veterinerlere götürerek, yapılan ilk ameliyatlarla ilgili raporlar aldılar.
Bu raporlara göre, köpeklerin ameliyat sırasında içlerinde parça kalması, iltihaplanmalar, yanlış dikişler sebebiyle hastalandığı ve birçoğunun öldüğü belirtildi.

"misyon5ice" , misyon5ice ."misyon5ice"

Son günlerde favori haline gelen misyon5ice aldı basını gidiyor ve son bir gün acaba neler olacak ....

Sarıkamış!!!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sarıkamış'ta donarak şehit olan askerleri anarken 'İşte bu kardeşliği görmek, bu kardeşliği anlamak zorundayız. Buradaki dayanışma ruhunu en iyi şekilde hissetmek zorundayız.' dedi.
Başbakan Erdoğan Kars'ta


KARS - Başbakan Erdoğan, Kars Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen toplu açılış törenindeki konuşmasında, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı.

Vatandaşlardan, Sarıkamış şehitlerinin ve özellikle de Kafkas cephesinde şehit düşenlerin listelerini iyi incelemelerini isteyen Erdoğan, gençlere de şehitlikleri ziyaret ederek çarpışan askerlerin nerelerden geldiklerini öğrenmeleri tavsiyesinde bulundu.

Üniversitelerdeki akademisyenlerden ise buradaki savaşların, cephelerin ve kahramanlıkların gerçek yüzünü her yönüyle ortaya koyarak gençlere aktarmalarını isteyen Erdoğan, şehitlerin listesi incelendiğinde, Doğu cephesinde ülkenin tüm evlatlarının omuz omuza çarpıştıklarının, burada kanlarını, canlarını feda ettiklerinin görüleceğini belirtti.

Erdoğan, Kars'a, Sarıkamış'a erzak getirmek için yola çıkan 120 Vanlı çocuktan 98'inin soğuk ve hastalık nedeniyle şehit olduğunu, bunlardan ancak 22'sinin dönebildiğini de hatırlattı.

Birinci Dünya Savaşı sırasında, Sarıkamış için erzak taşıyan bir geminin Rize limanına geldiğinde çuvalları taşıyacak kimse bulunamadığı için çocuklar ve kadınların bu çuvalları omuzladıklarını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Zira neredeyse bütün Rize, rahmetli dedem de dahil olmak üzere, cepheye, buraya gelmişti. Aynı şekilde Kudüs, Şam, Halep, Süleymaniye, Kerkük, Gazze, Nablus, Cenin, Üsküp, Sofya ve daha nice kardeş şehirler o gün bizimle beraber, dedelerimizle beraber buraya koştular ve burada şehit oldular. İşte bu kardeşliği görmek, bu kardeşliği anlamak zorundayız. Buradaki dayanışma ruhunu en iyi şekilde hissetmek zorundayız. Eğer Sarıkamış'ı anlayabilirsek, eğer Kafkas cephesini anlayabilirsek, eğer Çanakkale'yi, Kurtuluş Savaşı'nı en anlamlı şekilde idrak edebilirsek inanın bugünkü birçok sorunun ne kadar yapay olduğunu da görürüz.

Bizim kardeşliğimiz gelip geçici bir kardeşlik değil. Kars ile Van'ın, Erzurum ile Diyarbakır'ın, Edirne ile Iğdır'ın, Aydın ile Ardahan'ın kardeşliği yapay bir kardeşlik değil, zoraki bir kardeşlik değil. Kardeşlerim, bizi tarih birbirimize kardeş yaptı. Bizi Kars, Sarıkamış müdafaası, bizi vatan müdafaası birbirimize kardeş yaptı. Aramıza nifak tohumları ekmek isteyenleri de ben Kars'a, Sarıkamış'a davet ediyorum. Kardeşliğimizi anlamayanları, kardeşliğimizi bozmak, tahrip etmek, özellikle burada gayret gösterenleri, ben buradaki şehitliklerimize davet ediyorum. Gelip burada aziz şehitlerin hatırası önünde kendileriyle ve şehitlerimizle baş başa kaldıklarında, onların da bu toprakların mayasını anlayacaklarına tüm kalbimle inanıyorum.”

Karslılardan “Oynanan oyunlara dikkat etmelerini, kardeşliğe yönelik oyunlara, çirkin tezgahlara dikkat etmelerini, tahriklere, provokasyonlara aldanmamalarını, kardeşliği yıpratacak tahrik girişimine pirim vermemelerini” isteyen Başbakan Erdoğan, “Biz nasıl ki Sarıkamış'ta, Kars'ta birlikte koyun koyuna kucaklaşmış vaziyette şehit olan insanların torunlarıysak gelecekte de bu ülkeyi birlikte imar etmeye, birlikte yüceltmeye, hep birlikte geleceğe taşımaya devam edeceğiz” diye konuştu

Lumpuristik

Lumpuristik

Yıldıray, Bank Asya 1. Lig'e mi geliyor?


 
 
 
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

aa   -   08.01.2011 - 09:53
 

Bank Asya 1. Lig'de mücadele eden Orduspor'un kulüp başkanı Nedim Türkmen, devre arası transfer çalışmalarını sürdürdüklerini, Yıldıray Baştürk ile temasa geçtiklerini söyledi.
Türkmen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, transfer çalışmaları kapsamında şu ana kadar bir çok Süper Lig oyuncusu ile görüştüklerini, ancak çoğundan sonuç alamadıklarını ifade etti. Türkmen, ''Kulüp olarak en son Almanya'nın çeşitli takımlarında forma giyen ve şu anda bonservisi elinde olan milli oyuncu Yıldıray Baştürk ile görüşüyoruz. Futbolcunun menajeri ile irtibata geçerek şartlarımızı sunduk. Şartlarımız oluştuğu zaman bu transferi bitirmek istiyoruz. Yıldıray, yurt dışında ve milli takımda Türkiye'yi en iyi şekilde temsil etmiştir. Orduspor'da oynaması bizlere mutluluk verir'' dedi.
Türkmen ayrıca, Antalyaspor'dan Ertuğrul Arslan ile görüşeceklerini sözlerine ekledi.

Vizelerin kaldırılması uçuş sayılarını tavan yaptırdı!!!


Kotil:
08.01.2011 - 19:19
 

Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü Temel Kotil, ''Türkiye'nin dış politikası bize yardımcı oluyor. Vizelerin kaldırılması uçuş sayımızı çok artırdı'' dedi.
Kotil, Edremit Sanayici ve İş Adamları Derneğince (ESİAD) düzenlenen ''Yeni açılan Edremit Körfezi Havaalanı'nın Bölgemize Ekonomik Katkıları ve Türk Hava Yolları'nda Başarının Sırrı'' konulu panelde yaptığı konuşmada, Edremit'in zeytin ve zeytinyağının marka olduğunu çok iyi bildiklerini, şimdi bunu yerinde gördüğünü ifade etti. Kotil, ''Zihinsel olarak hedeflerinizi yüksek tutunuz. Hedefleriniz yüksek olsun. Edremit zeytin ve zeytinyağı ihracatı yaptığında, 70 tonluk kargo uçaklarımız ile dünyanın neresine olursa taşırız'' dedi.
Kotil, ''Balıkesir-Körfez Havaalanı''nın daha ziyade iç hatlar için kullanılacağını, ''transfer yolcu'' taşımasının yıllar alacağını ve uluslararası uçuşların, Körfez Havaalanı'nda bir süre sonra başlayabileceğini anlatan Kotil, ''Biz Türkiye'nin her tarafına uçmak istiyoruz. Biz burayı çok sevdik. Borajet Edremit-Ankara seferlerine başlıyor'' diye konuştu.
THY'nin, kriz döneminde kaliteyi artırıp, küresel krizdeki fırsatları çok akıllı değerlendirdiğini vurgulayan Kotil, bugün 150 uçağa sahip olduklarını, Türkiye'de 40 noktaya uçtuklarını, AB'ye 68 noktada 708 sefer yapıldığını ve dünyanın tüm kıtalarına başarı ile uçtuklarını kaydetti.
Kotil, şöyle konuştu:
''Amacımız, İstanbul'u 'dünya havacılık merkezi' yapmaktır. Normal şartlarda da İstanbul 'dünya havacılık merkezi'dir. Türkiye'nin dış politikası bize yardımcı oluyor. Vizelerin kaldırılması bizim uçuş sayımızı çok artırdı. THY kaliteyi artırdı. Biz marka ve kalite ile kazanıyoruz. Biz en büyük büyümeyi Afrika ve ikinci büyümeyi Ortadoğu'da yaptık. Uluslararası marka olmanız için Uluslararası markalarla bir araya geliniz. Biz 16 bin kişilik bir ekiple dünyanın en iyisi olmak istiyoruz. Şirketin başarısı ekip ruhundan geçer.''
Panele, Edremit Kaymakamı Osman Tunç, Ayvalık Kaymakamı Nihat Nalbant, Havran Kaymakamı Orhan Balcı, Edremit Belediye Başkanı Tuncay Kılıç, Havran Belediye Başkanı Hasan Lofçalıoğlu, Güre Belediye Başkanı Kamil Saka, Kadıköy Belediye Başkanı Hasan Özel ve ESİAD Başkanı Osman Demir de katıldı.

Euro 4 ay içerisinde yerle bir oldu!!!

İflas endişesi Euro’yu 4 ayın dibine indirdi
08 Ocak 2011 Cumartesi, 13:04:09
Portekiz’e yönelik endişeler ve AB’nin özel yatırımcılara ek yük getirmesi beklenen bir yasa üzerinde çalıştığı yönündeki haberler Euro’yu vurdu.

Para piyasaları dün ABD ve Avrupa’dan gelen makro ekonomiye yönelik rakamların etkisiyle hareketli bir gün geçirdi. Euro, Avrupa’da hüküm süren borç sorunları nedeniyle dolar karşısında son dört ayın en düşük seviyesine geriledi. Özellikle Portekiz’e yönelik endişelerin artması ve AB’nin özel yatırımcılar açısından olumsuz sonuçlar doğurması beklenen bir yasa üzerinde çalıştığı yönündeki haberler Euro-dolar paritesini gün içerisinde 1.2944’e kadar indirdi. Diğer yandan ABD Çalışma Bakanlığı verilerine göre aralık ayında tarım dışı istihdam 103 bin ile beklentilerin altında artarken, işsizlik oranı yüzde 9.4 oldu.

İŞSİZLİK VERİSİ TATSIZ
Ekonomistler, tarım dışı istihdamın aralıkta 175 bin kişi artmasını; işsizlik oranının ise yüzde 9.7’ye düşmesini bekliyorlardı. Daha önce kasımda 39 bin artış olarak açıklanan tarım dışı istihdam verisi ise 71 bin artışa revize edildi. İşsizlik oranı kasımda yüzde 9.8 olarak açıklanmıştı. Verinin ardından ABD borsa endeks vadeli işlemleri eksiye döndü. Euro dolar karşısında artıya dönerek 1.3000 seviyelerine yükseldi.


Lumpuristik

<!-- This is verification code for Misyon5ice showing that the site belongs to me --><br />
<a href="http://bloglar.drcetiner.com">Lumpuristik</a>

Tüm zamanların rekoruna koşuyor


 
 
 
 






















 

Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Sabuncu, 2010 yılında üretimin 2008 yılındaki 1 milyon 147 bin adedi geçerek, rakamlar belli olmamakla beraber 1 milyon 160 bin adet civarında olacağını tahmin ettiklerini belirterek, ''Bu da tüm zamanların üretim rekoru demek'' dedi.
Sabuncu, Uludağ İhracatçı Birliklerinde (UİB) 2010 yılı ihracat rakamlarının değerlendirildiği basın toplantısında, otomotiv endüstrisinin 2010 yılında 17 milyar 328 milyon dolarlık ihracat yaptığını, bu rakamla 2006'dan bu yana olduğu gibi 2010 yılında da ihracat şampiyonu olduğunu söyledi.
Sektörün aralık ayında da 1,7 milyar dolar ihracat yaparak çıkışını sürdürdüğünü anlatan Sabuncu, sektör ihracatının 2010 yılında, 2009'a göre yüzde 15,55 artış sağladığını ve toplam ihracattaki payının yüzde 15,29 olduğunu vurguladı.
Sabuncu, bu ihracat artışının Avrupa'daki otomotiv pazarlarının, 2010 yılında yüzde 5 daralmasına rağmen gerçekleştiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:
''Sektör, ihracatının yüzde 70'ini AB'ye yapmaktadır. 2009 yılında 170 ülkeye yapılan ihracat, 2010'da 180 ülkeye çıkmıştır. 2010 yılı endüstri açısından çok başarılı geçti. Üretimin 2008 yılındaki 1 milyon 147 bin adedi geçerek, rakamlar belli olmamakla beraber 1 milyon 160 bin adet civarında olacağını tahmin ediyoruz. Bu da tüm zamanların üretim rekoru demek. İhracat yine 2008 yılındaki 910 bin adede göre biraz gerilemiş olup, -2008 yılındaki adedi henüz maalesef yakalayamadık- 750 bin civarında bir ihracat adedi olacağını tahmin ediyoruz. Üretim rekoru olmasına rağmen ihracat, 2008'e göre geri. Fakat tabi bunun bir sebebi var; iç pazarın, 2005 yılındaki 758 bin adetlik rekoru geçerek tahminen 770 bin civarında gerçekleşeceğini bekliyoruz. Satış miktarlarının bu denli yüksek olmasının nedeni tabi ki ekonominin içinde bulunduğu iyi durum ve 2010 yılında kurların düşük giderek ithal araçların ucuzlamasıdır.''
Geçen yılı yaklaşık 17,4 milyar dolarlık ihracat ile kapatırken, 2011 hedefini 18 milyar dolar olarak koyduklarını dile getiren Sabuncu, ''Bu, tabi minimum bir rakamdır. Bunun üzerine çıkacağını düşünmek istiyoruz. Hala 2011'de Avrupa pazarında 2010'a göre daralma bekleniyor. Fakat Avrupa'daki daralmaya rağmen ihracatımızın 2011 hedefinin 2010'a göre yüksek olmasının nedeni, AB dışındaki alternatif pazarlarda ihracatımızın artacağını var sayıyoruz. 2009 yılında 170 ülkeye yapılan ihracat, 2010 yılında 180 ülkeye çıkmış vaziyette. Bu da alternatif pazarların bulunması, yaratılması demektir.'' dedi.

Hizbullah ve Kılıçdaroğlu

08 Ocak 2011 Cumartesi, 12:33:42
"Herkes Hizbullah'la yaşamayı öğrenecek" sözüne ne dedi?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,hizbullahın "herkes hizbullah la yasamayı öğrensin" sözüne basbakanın biraz cevap vermemesini eleştirdi. demokraside herkesin söz söylemeye hakkı var diyen kılıçdaroğlu terör örgütüne de bu müsammanın devlet tarafından gösterilmemesi lazım diyerek yine muhalefetliğini belli etti. tabi basbakan da cevap vermeden durur mu : Biz yerine ve zamanına göre düşünüp karar veririz öyle konusuruz gibi kendinden emin bir şekilde misyonunu belli ederek düşüncelerini dile getirdi

Türkiye bilişimde büyüyecek!!!Gözde haline gelecek!!!

Türk bilişim pazarı 2010'da 27.3 milyar dolar büyüklüğü ulaştı
08 Ocak 2011 Cumartesi, 14:13:57
Türkiye bilgi teknolojileri ve iletişim sektörü, 2010 yılında 27,3 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne ulaşırken, hizmetler alanında büyümenin 2011 yılında yüzde 8,3 olarak gerçeklemesi bekleniyor.
Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) 2008 yılından beri Türkiye'de resmi ortağı olduğu EITO'nun (European Information Technology Observatory), Türkiye Bilgi Teknolojileri ve İletişim Sektörüne ilişkin rakamsal verilerini açıkladı.

DÜNYA VE AVRUPA BİLİŞİM SEKTÖRÜ
2009 yılında yaşanan ekonomik krizin ardından 2010 yılında Avrupa bilişim sektörü hızlı bir canlanma gösterdi. 2009'da yüzde 4,3 küçülen Avrupa Bilişim pazarı 2010 yılında, yüzde 1,2 büyüme gerçekleştirdi.

Bilişim pazarı 2010 yılında dünyada 2,5 trilyon Euro'ya (3,3 trilyon ABD dolar) ulaştı. Türkiye ise bu pazardan binde 8'lik bir pay aldı.

TÜRKİYE PAZARINA BAKIŞ
2010 yılında Türkiye Bilgi Teknolojileri ve İletişim sektörü büyüklüğü 27,3 milyar dolara ulaştı. Bu hacmin 20 milyar doları İletişim, 7,5 milyar doları ise Bilgi Teknolojileri sektöründen geldi. Böylece İletişim sektörü yüzde 73 ile toplam sektörde yine en büyük paya sahip oldu. Geçtiğimiz yıl İletişim de özellikle 3G alanındaki büyük miktardaki yatırımlar bilişim sektörünün büyümesinde etkili olmuştu. Bu yıl ise Bilgi ve İletişim Teknolojileri sektöründe özellikle "Yazılım" ve "Hizmetler" in öne çıktığı görülüyor. Yazılım ve hizmetler sektörlerinin 2009 yılında kaybettiği ivmeyi tekrar yakalayarak hızlı bir yükseliş trendine girmesi, bilişim sektörünün geleceği için çok önemli, olumlu bir işaret olarak ortaya çıkıyor.

Bu açıdan bakıldığında, 2011 yılında da toplam Bilgi ve İletişim Teknolojileri Pazarı'ndaki büyümenin, özellikle yazılım ve hizmetlerde yaşanacak artan büyüme ivmesi ile, devam edeceği öngörüsünü yapmak mümkün.

HİZMET VE YAZILIM
2010 yılında, 2009'a göre yüzde 4,2 büyüyen hizmet alanında en büyük büyüme yüzde 9,5 ile dış kaynak kullanımından geldi. Bu büyüme, özellikle kriz döneminde, şirketlerin verimlilik yatırımlarını ön plana aldığının bir göstergesi olarak ortaya çıkıyor. Büyüme trendini yakalayan "Hizmetler" sektörünün 2011 yılında da yüzde 8,3 büyüyeceği tahmin ediliyor.

2010 yılında yüzde 4,1'lik büyüme ile 753 milyon dolara ulaşan Yazılım sektörünün 2011 yılında da yüzde 7,4 büyümesi bekleniyor. Hizmetler ve Yazılım sektörlerinde bu yıl gerçekleşen büyüme oranları, 2009 yılında olumsuz bir yıl geçiren her iki alanda da hızlı bir toparlanma ile büyüme trendine geçildiğini gösteriyor. Bu güçlü büyüme trendinin 2011 yılında da artarak devam etmesi bekleniyor.

Hizmet ve yazılım alanında, 2010 yılında telekom ve finans sektörleri yatırımlarını sürdürürken, genel sektörde de, 2009'a oranla çok hareketli bir dönem yaşandığı dikkat çekiyor.

TÜBİSAD Üyelerinin değerlendirmelerine göre, kriz sonrasında iş yapış biçimlerinin değişmeye başlaması bu yıl yaşanan büyümede büyük rol oynuyor. Ancak, "Kamu hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören torba kanun tasarısının" kanunlaşmaması gibi kamu kesiminden beklentilerin gerçekleşmemesi hala sektörün gerçek potansiyeline ulaşması önünde engel oluşturuyor.

DONANIM
2010 yılında donanımın toplam büyüklüğü yüzde 8,3 büyüme ile 5,6 Milyar dolara ulaştı. 2009 yılında PC talebinde hızlanan artış 2010 yılında da devam etti ve üçüncü çeyrek sonunda toplam 853 bin PC satışı gerçekleşti. Bu satışların dağılımında üçüncü çeyrek rakamlarına göre, 297 bin adet masaüstü, 557 bin dizüstü bilgisayar satışı gerçekleşti.

Böylece bilgisayar pazarının dağılımı yüzde 68 dizüstü, yüzde 32 masa üstü bilgisayar olarak gerçekleşti. Böylece 2009 yılına göre toplam PC satışlarındaki büyüme, miktar bazında yüzde 20'ye ulaşırken, tutar bazında yüzde 12 dolayında gerçekleşmiş oldu.

2011 yılında donanımda büyümenin ise yüzde 15'e ulaşması bekleniyor.

Bunda özellikle teknolojide yaşanan trendlerle, yeni donanım ürünlerinin piyasaya giriyor olmasının etkisi olacak.

TELEKOM SEKTÖRÜ
Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü'nün yüzde 78'ini oluşturan Telekom Sektörü geçtiğimiz yıl, 3G yatırımlarının etkisiyle, toplam pazarın büyümesinde etkin rol oynamış ve 2009 yılındaki büyüme Telekom'dan gelmişti. 2009 yılında yüzde 7,3 büyüyen Telekom sektörü, 2010 yılında bu hızını kaybederek, yüzde 1,8 büyüdü. Büyüme oranındaki bu düşüş, 3G yatırımlarının büyük bölümünün 2009 yılı içinde tamamlanmasından kaynaklanıyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) raporlarına göre, 2009 yılında 4,6 TL olarak gerçekleşen mobil pazar yatırımları, 2010 yılında üçüncü çeyrek sonunda ancak 1,7 milyar TL'ye ulaştı. Mobil pazar yatırımlarındaki daralma, sabit pazar yatırımlarında da gözlendi. Yine BTK raporuna göre 2009 yılının ilk 3 çeyreğinde sabit pazara yapılan yatırımlar 1,2 milyar TL olurken, Ekim 2010 itibariyle 560 milyon TL olarak gerçekleşti.

2010 yılında Telekom ekipmanları yatırımlarında daralma gözlenirken, en büyük büyüme yüzde 15,5 ile internet erişimi ve yüzde 29 ile mobil data servislerinden geldi. Ayrıca, numara taşınabilirliğinin uygulamaya başlamasını takiben birden fazla SIM kart kullanımının yüzde 19'dan yüzde 13'e seviyesine düşmesiyle, 2009 sonunda yüzde 87 olan mobil penetrasyon 2010'un üçüncü çeyreği itibariyle yüzde 85'e geriledi.

2011 yılında Telekom alanında toplam büyümenin yüzde 4,9 olması bekleniyor. EITO verilerine göre taşıyıcı hizmetlerde (ses ve data) bu büyüme yine yüzde 5 civarında olacak.